sekreter-altligi

Blogtaki yazılarımda içerik olarak; yaşadığım tecrübeler, bilgi paylaşımı, araştırma sonucu görüşler/öneriler, kısa notlar ve naçizane tavsiyeler şeklinde olmasını düşündüm. 25 yıla yakın iş hayatım süresi içinde çok fazla insan ve olay ile karşılaştım ve bunlardan bana ilginç gelenleri anlatmayı planlıyorum.

Bu ilginç başlık ile bir blog yazmazsam olmazdı. Ne de olsa tecrübe ile sabitti. Önce bu kelimenin sözcük anlamı ile başlamalıyım. Uludağ sözlükte ki anlamı ; “ üzerine konulan kâğıda el yazısıyla yazmayı kolaylaştıran, A4 kâğıt ebadında, sert malzemeden yapılmış destek. kapaklı da olur kapaksız da. “şeklinde ifade edilmiş.

6 yıl çalıştığım, daha doğrusu direndiğim işyerine ilk başladığım günlerdi. Şirkette İ.K veya personel departmanı olmadığından oryantasyon açısından benimle ilgilenecek bu işi yapan kimse yoktu. Sonuçta departmanı kuracak olan bendim, bu sebeple işe alınmıştım. Bağlı olacağım genel müdür yardımcısı hanım kısa da olsa, şirket kurallarından bahsetti. Bunlardan birinin de “sekreter altlığı” kullanma mecburiyeti olduğunu öğrendim. Öğrenmek ile kalmadım daha sonra “nasıl sekreter altlığı kullanılır? nasıl not alınır?” eğitimine zorunlu olarak tüm beyaz yakalar olarak katıldık.

100_1499

Ajanda, not defteri vb kullanmak kesinlikle yasak olup, toplantılara sekreter altlığı olmadan katılanlara “altlığın nerede?” gibi bir soru da sorulurdu. İşe yeni başlayan kişiye “sekreter altlığı kullanmak zorundayız, tükenmez kalemin bu, uçlu kalemin şu” şeklinde zimmetler yaptığım da olmuştur.

Disiplin gereği ve patron korkusu ile not alma zorunluluğu, not alma kuralları olan ok çıkarma, oku kapatma, verilen görevi yazma gibi kriterleri de olsa, not almayı alışkanlık haline getirmesinin sadece olumlu yönü olduğunu düşünmekteyim. O işyerinden ayrılan her çalışan gibi bir daha sekreter altılığı denen nesne ile temasım olmadı. Küçük notlar, klavye önü karalama kâğıtlarım, outlookta takip sistemim, ajandalarım ile geriye dönük notları görme ve el yazısı kullanma güzelliği benim için daha cazipti.

Ayrıca kişileri nasıl not almaları konusunda özgür bırakmanın gerektiğini, zorlama ve kuralların çalışanı yorduğunu ve iş yapma şevkini de kırdığını yaşadım ve duydum. Şimdi kimseye nasıl not alması gerektiğini anlatmıyorum, siz bir birey olarak ve de bu güne kadarki iş yaşamınızda belirli bir noktaya geldi iseniz, işinizi ne ile takip edeceğinizi de öğrenmiş olmalısınız.

Sekreter altlığı da isteyende kalsın altı da üstü de 😉

Notçu Şirin : Şirketin adını yazmamak ile birlikte, bu yazıyı okuyan arkadaşlarımın yüzlerinde tebessüm belireceğini de tahmin ediyorum. Yaşadıklarınızdan siz de paylaşabilirsiniz. Fotoğrafını koyduğum canım arkadaşıma da selamlar ;)))