İşsizlik olgusu ile ilk karşılamam değildi. Daha doğrusu iş bulamadan geçen ilk ve en uzun dönemin başlangıcı olacağını bilemediğim bir döneme girmiştim. Bu yazı İŞSİZ geçen ve geçmekte olan sürelerin nasıl değerlendirdiğimi anlattığım ve işsiz kalmış kişilere de hayattan kopmama üzerine bir umut olmasını dilediğim (kendime de aynı motivasyonu uygulamaya çabalıyorum) bir yazı oldu.

Çok yıkıcı ve yıpratıcı bir sürecin içinde, şirketin son demlerini yaşadığının ayak sesleri daha bir yıl öncesinden hissedilmesine rağmen yine de çalışmaya devam ederek en büyük hatalarından birini yapan Şirin ; en sonunda bir ilkbahar sabahı kararını vererek işten ayrıldığını bildirdi.

Bundan sonra yaşadıklarım işte böyle bir girişle başlar. Çalıştığım şirketin zor durumda olduğunu görüyor ama yıkılmaz iş aşkı ile mesleğine bağlı olan ben, yine de işi bırakmıyorum. Günde 60 kişinin işine son verdiğim, toplu işten çıkarma maddesine girmeden nasıl işten eleman çıkarırız planlaması yapan, çıkışlar için takvim oluşturan, İŞKUR, Bölge Çalışma vb. resmi kurum şikâyetlerine cevap yazan ve işçinin her türlü vicdan yaralayan ve şirketten kaynaklı sorunlarını dinlemek zorunda kalan ben bir gün pes ettim. Yeni bir iş için yapmış olduğum görüşmenin olumlu geçmesini güveni ile, Nisan-2016 da işten ayrıldım. Nasıl bunalmışım ki, ayrıldığım hafta sonu hemen kendimi Bodrum’da ıssız, sakin ve huzur dolu bir otelde buldum. Kendimi yenilemek, ruhumu dinlendirmek istiyordum ve başarılı da oldum. Gittiğim yerin payı ve dostlarımın desteği de büyüktür.

2016-haziran-cepten-karisik-622

Bodrum’da bulduğum huzur ile yeni işime başlamak isterken, “mevcut kişi ile devam kararı” aldıklarını bildiren son dakika telefonu ile cumayı noktaladım. Pazartesiye yeni başlangıçlar dedim. (içimden dediklerimi diyemiyorum, sadece yazık ki yazık, sonra da iyi ki olmadı diyeceğim o şirket içindir, ama daha göreceklerim bitmemiş ki, bu görüşmeden 4 ay sonra şirketin patronu tarafından tekrar görüşmek için arandığımda kibarca olamayacağından bahsettim)

Hayat devam ediyordu, ben de devam dedim. İş hayatından kopmamalıydım ve hemen http://www.alomaliye.com/egitim/5510-sayili-kanun-kapsaminda-guncel-sosyal-guvenlik-uygulamalari-egitimi/ katıldım.

2016-haziran-cepten-karisik-798

 

Her ne kadar yapılan iş insan kaynakları olarak geçse de kendi uzmanlık alanımın farkındayım iyi bir özlükçü ve bordrocuyum. Hemen iş aramaya başladım, iş arama portallarına girdim. Yayınlanan ilanları inceledim, yetkinliklerime uygun olduğunu düşündüğüm ilanlara başvurular yapmaya başladım.

 

 

Ailem ile kısa da olsa bir Gelibolu seyahati de arada gerçekleştirerek; aile ile vakit geçirmenin, harika ev yemeklerinin ve akşam sofralarının güzelliğini yaşadım.

2016-haziran-cepten-karisik-979

Bu arada ne kadar birikmiş ve okunmayı bekleyen kitap var ise okumaya başladım.                       yilmaz-ozdillimon-yapraklarialdatmakiklimsizbir-i-k-masali

İş görüşmelerine çağrıldım ve hepsine gittim. Önceki işyerinden tanıdığım arkadaşlar ile görüştüm, danışman ile bağlarımı koparmadım onun önerdiği iş görüşmelerine de katıldım. Bir bayram geçti ve görüşmelerden biri “pazartesi sizin başlamanızı bekliyorduk” şeklinde beni arayan şirkete Salı başladım ve aynı gün 15.00’de de sonlandırdım. En hızlı iş günümü gerçekleştirdim. Şöyle ki; aile şirketi karmaşası, şirket kültürü yaratamama ve akrabalık denen avam, varotik KOBİ davranışları ve eski çalışan çıkarları sonucu ; baş patron olduğu anlaşılan eski zaman insanının “ ben kadın personel müdürü istemiyordum” demesi üzerine ve görüşmeyi yapan şirket merkezi yöneticisi oğlu olan kişinin benim kadın olduğumu anlamaması ve bu saatten sonra da cinsiyet değiştiremeyeceğimden evime döndüm. Tüm iş görüşmelerinde yeni insanlar ve yeni şirketler ve yeni işe alımcılar/almamacılar tanıdım. Sadece bu yönü ile iş görüşmelerinden çok şey öğrendiğimi söyleyebilirim.

Gittiğim görüşmelerden aklımda kalan notlar ;

  1. Kesinlikle geri dönüş / geri bildirim yapılmıyor. Bu şirketin küçüklüğü veya büyüklüğü ile ilgi değil. İşe alım görüşmesi yapan kişinin yetersizliği ve ilgisizliği olduğunu düşünüyorum.
  2. Bir görüşmede insan kaynakları uzmanı ile danışman hanım karşısındayım. Önce bir kişilik testi ve iş başvuru formu doldurdum. Danışman Hanım odaya asık suratı ve görüşmeyi yapmak istemiyor tavrı ile ve ilk soru “CV’de yazılanlar doğru mu ?” diye söze başladı. Çekip gitmek istedim tabii ki yapmadım.
  3. Bir diğer görüşmede; şirket adresini büyük çabalar sonucu buldum. Ayrılacak olan insan kaynakları sorumlusu ve 2 yöneticisi ile birlikte görüştük. Ayrılan İK’cının yerinde olmak istemezdim. Üzerindeki baskı oturduğum yerden hissediliyordu.
  4. Bilinen bir ilaç firması İ.K müdürünü görüşme odasında 30 dk. bekledim. Sonu gelmez ve bilindik kariyer, yetkinlik ve kişisel sorularına, geçmiş iş deneyimlerinden anekdotlara kadar uzun bir görüşme yaptım. 1,5 saat süren görüşme için, aradan 3 ay geçmesine rağmen olumlu veya olumsuz geri bildirim yapma zahmetinde dahi bulunulmadı ve bu konuda şirkete mail atma gereği duydum.
  5. Plastik sektörü beni seviyor diyorum çünkü 3. Plastik şirketi ile görüştüm. Kendimden o kadar eminim ki, görüşme sonucu olumsuz olacak koy verdim, gitsin şeklinde oldukça rahat bir görüşme yaptım. İnsan kaynakları yanında muhasebeye de bir el atıver dediler. “ onu da yapamam artık” diyerek kendimi dışarı attım.
  6. Bir gıda şirketinde 2. Görüşmeyi şirketin babası ile yaptım. Cumartesi eğitim programına katıldığımdan gelemeyeceğimi söyleyince yüzü asıldı ve tabii ki işe başlamadım. Referanslarımı bile göndermiştim. Tüh beni kaçırdılar ne diyeyim. Danışmanları bile CV’den övgü ile bahsetmiş ama iş görüşmesini yaptığım kişi ı-phone telefonundan bana özlük soruları sorarak bilgimi ölçmeye çalıştı. Aferin ona.
  7. Bilinen bir kozmetik şirketine görüşmeye gittim, görüşmeyi yapacak olan yönetim kurulundaki aile üyesinin işi çıkmış. Mecburen ve de benim işim değil diyerek benimle konuşan muhasebe sorunlusu/sorumlusu bey ile muhabbet sonrası oradan ayrıldım.
  8. Tanınan bir markayı üreten tekstil firmasının insan kaynakları müdürü pozisyonu için görüşmeye gittim. Bu görüşmeden aklımda kalan, görüşme saatini beklerken tesadüfen bulup bir kahve içtiğim cafe ve ayrılacak olan insan kaynakları direktörünü ve iş hayatını tanımam ve kariyer hedeflerini öğrenmem idi. Bakış açımı değiştirdiği için teşekkür ederim.
  9. Oteller zincirinden birinde görevli işe alımcı telefon ederek ” şu kadar para veriyoruz, kabul ederseniz görüşmeye gelin” dedi. Zahmet etmeyeyim dedim. Otelin adı gibi elit olmasını beklerdim i.k cı veya işe alımcıdan.
  10. Beylikdüzü’nde oturmama rağmen, Ümraniye’deki şirkete iş görüşmesine gittim. Artık Bursa. Bandırma, Balıkesir, Çanakkale, Çorlu fark etmez her yere gidebilirim noktasına geldim. Düşünün bu mesafede çalışmayı göze alan daha ne yapmaz!

Unuttuğum görüşmeciler kusura bakmasın demek ki aklımda bile kalmadınız. Siz de beni unuttunuz ki, halen iş arayışıma devam ediyorum.

Bu arada daha durun yaptıklarım bu kadarla kalmadı. Bilinçli bir iş arayan işsiz olarak, özgeçmişimin check up zamanı geldi diyerek linkedin sayesinde tanıştığım Esra Kemer ile CV check up hizmeti aldım ve kendisi ile tanışmak bana yeni kişilerin ve ikaged kapısını açtı.Sosyal medyayı daha fazla kullanmaya başladım, check up’tan geçen ve sağlığına kavuşan özgeçmişim ile tüm iş arama portallarında kendimi güncelledim. İkaged üyeliği için temasta kalmaya devam ettim. Hayatında ilk defa mesleğimle ilgili bir derneğe geç de olsa üye olmak değişik duygular uyandırdı. Ama yaz tatili, bayramlar ve evde tek başına canlı seyredilen 15 Temmuz kalkışma görüntüleri derken, iş aramak daha da zorlaştı. Süreç uzadıkça uzadı. Ülkenin koşulları ağırlaştıkça, ilan sayısı azaldı. Şirket kapanmaları, FETÖ bağlantılı şirketlerin kapatılması, eleman azaltılması derken, iş az ama işsiz çoğaldı.

Temmuz ayında başladığım blog sayfası kurma çalışmaları sonucu,  Ağustos itibariyl   ŞİR-İNKA devreye girdi. İlk günler büyük bir istekle yazmaya başladım ama bugünlerde biraz ara verdim. Sebebi ise blog yazmaya başlamadan evvel blog yazarları kimdir, neler yazarlar okumam ve öğrenmem gerekiyordu. Başladım da. Son olarak blog yazarlarının yazılarında geçen ve insan kaynaklarınca ne anlama geliyor dediğimiz, ilk defa gördüğümüz veya ilginç gelen, iş hayatında karşılaştığım kelimelerden oluşan sözlük hazırlayayım da kendime ve başkalarına bir faydam olsun deyince, çalışmalar uzun sürdü ve blog yazıları ilk günkü yoğunluğunu kaybetti. Durun gitmiyorum varım ve yazılara devam ediyoruz.

İşsiz geçen sürenin; kendimi tanımam, geliştirmem, yeni şeyler öğrenmem ve yeni insanlar tanımam için yaratılmış bir fırsat alanı olduğunu inanmaya başladım. Bir Bodrum gezisi daha gerçekleştirdim. Biraz aile işleri, biraz tatil. Yeni tatlar ve mekânlar keşfettim.

20160630_210451

Geldim iş aradım, okudum, yazdım. Bir de Edirne yapalım dedik ve ilk sağlık müzesini de gezmiş oldum. Kültürel etkinliklere devam ettim. Bulgar kilisesinde mum yakıp dua ettim halime ve halleri benim gibi olan işsizlere.

Yaz biterken bir bayram daha geldi. Doğumlar ve ölümler yaşandı. Arkadaşlar, dostlar ziyaret edildi. Kutlama ve taziyeler ile zaman geçti. Bayram tatilini farklı bir yerde geçireyim dedim. Bitmeyen iş aramalar ve iş bulamamanın yarattığı stresi deniz temizlesin dedim ve kendimi Kuşadası’nın sularına attım. Her duruma İ.K gözüyle bakmak gibi bir davranış biçimi gelişti. Otel çalışanlarını inceledim. İşsiz ama işinden kopamamış biri olduğumu her an hissettim.

Konserler (Erol Evgin, Volkan Konak) , kitap söyleşileri (Ahmet Ümit, Mario Levi, İskender Pala, Emre Kongar) ülke ve genel son hallerimiz sohbetlerine katıldım. Kitaplarını imzalatma imkânı buldum. Ali Poyrazoğlu’nun tek kişilik muhteşem gösterisinden bir bölümü seyrettim. Üstün Dökmen’in eşsiz bilgilerinden yeni bilgiler kattım kendime.

Hâlâ her gün saat 06.00’da uyanıyorum, bir gün işe başlarsam saatim şaşmasın diye. Son olarak geldik bugüne. Şimdi de özgeçmişimde de belirttiğim insan kaynakları uzmanlık sertifika programına başlıyorum. Kişisel ve mesleki gelişimimde yolculuk bitmedi. Öğreneceklerim çok, vakit az.

Şimdilik hoşçakalın.

Şirin Not : İş arama süreci başka nasıl değerlendirebilir? Öneri ve görüşlerinizi merak ediyorum.

is-ariyor