18-12-2016-407Hayatın akışına yetişmek ve öğrenmek, kariyerindeki eksik noktaları tamamlamak ve de üniversite ortamını tekrar solumayı isterken kendimi  Aydın Üniversitesi’nde İnsan Kaynakları programına kayıt yaptırırken buldum. Kayıt yaptırdığım gün, ülkenin soğuk gündemi gibi  terör eylemli bir gündü.

Sizi gördüğümüz ilk gün. Unutulmaz ve uğruna kavgalar yaptığımız 2409 nolu derslikte tanımadığım genç insanlar ile birlikteyiz.  Merak ve heyecan dolu kimler ile ders yapacağız, nasıl geçecek ve asıl HOCA nasıl biri ? Kendimi tanıtırken söylediklerimin fazla güvenli olduğunu  mimiklerinizden fark etmiştim. “bilmediklerimi öğrenmeye geldim”. O kadar çok şey bilmiyormuşum ki, daha öğreneceklerim olduğunu bugün de söyleyebiliyorum. “Öğrendiğiniz her şeyi unutun” dediniz. Nasıl yapacaktık? Bunca yıllık eğitim sisteminin bize dayattığı ezberci anlayışı, sorgulamamayı yıkacaktık ? İçimizde Y kuşağı fazlaydı onlar hemen itirazlara başladı. Hocam bu böyle değil mi ? Bazen hoca bize bilerek yanlış söylüyor diyen de oldu. Hoca bilmiyor diyen de.

Ama hoca SEN BİZE KENDİMİZİ tanımamızı sağladın ilk önce. Basmakalıp öğretilerden kurtulmamızı, çalışmamızı istedin. 18-12-2016-600

Ödevler nerde, ödevler ! Yapmadınız değil mi? Kim getirdi. Evet, ilkokul öğretmeni gibi tek tek ödevleri kontrol etmedin ama biz sorumluluk duyduk sana karşı. Her hafta sonu ödev yaptık bazen getirdik bazen unuttuk. Ama seni dinledik hocam. Sana en tavırlı olanımıza dahi olabildiğince başını yana eğerek sessiz kaldın. Aslında söyleyeceklerin çok idi de, hadi neyseydi. Sonuçta sen sarıydın bizim çoğumuz kırmızı. Sınav bahaneydi bizim ne öğrendiğimizi ve bildiğimizi tek tek biliyordun aslında. Ve de hangimizden İK’CI OLUR teste gerek yoktu. Sen bizi biz seni tanıdık zamanla. Kavgalarımız da oldu, kahkahalarımız da. Hafta sonları her ne kadar “off bu hafta gitmesek” desek de geldik. En sabırsız olanımız da geldi, en sabırlısı da. Şimdi sen ve 2409 olmayacak hafta sonlarımızda. Eksikliğini bugünden yaşamaya başladık bile. Bir boşluğa düştük ansızın. Ne olacak şimdi? Gerçekten haftaya yok mu?

Sen bize bizi tanıştırdın. Sen ve Sem olmasa idi bu dostluklar ve arkadaşlıklar olamazdı. Birbirini tanımayan farklı yaş, kültür, eğitim düzeyine sahip bizlerin burada bir grup olabilmeyi, beraber hareket etmenin, arkadaşını düşünmenin, önemsemenim güzelliğini tekrar yaşadık. Eğitim hayatını noktalamış bizlerin ödevleri paslaşan, birbirlerine zaman ayıran, merak eden, soran, araştıran, destek olan EKİP olmasında katkın büyük.

Seni ve derslerini unutmak imkansız. Elmalar ile armutları toplamayacağız. Su kurbağası modelini aklımızda tutacağız. Konuşan yeşil köpeği arayacağız. Bize NE LAZIM? Sorgulayıp lazım olanı bulacağız.

ZAMAN SADECE ARMUTLARI mı olgunlaştırır? Sen DENİZ YILDIZI TOPLAYAN ADAM. Bunları yazacağımı düşünemezdim ama bugünkü sıra dışı sınavını, ağlayan arkadaşımı, duygulananları, bir arada olan topluluğumuz, haftaya gelmiyor muyuz? diyen grup üyelerimiz bunları yazmama sebep oldu. Eğitim hayatıma uzun bir aradan sonra senin gibi bir HOCA ile devam etmek benim için şanstı. Biriktirdiğim insanlar arasındasın A.TAMAHKAROĞLU. Sen bizim mailleri okumasan da, sana mail atacak öğrencilerin. Seninle aynı ortamda çalışma fırsatı olsun isterdim belki bir gün olursa mutlu oluruz. (Sen iş hayatını da noktalamadan önce) İlk tanışma günü bilmediklerimi öğrenmek isteyen ben her şeyi öğrenmek istiyorum. Yaşam bir bütündür iş bunun bir parçasıdır dedin.

Öğrettiklerini, öğrendiklerimi uygulayacağım. Önerdiğin kitapları ilk ders sonrası almıştım, şimdi başladığım kitapları bitireceğim.

  • Oryantasyonun oryantalden geldiğini,
  • Adil İ.K’cı olmayı,
  • 7-30-60 kuralını,
  • İnsanların fikirlerini küçümsememeyi,
  • Özel hayatından bizlere anlattığın pasajları, çocuklarını, Kıbrıs’ı,
  • İş hayatından hikayelerini, yayınlayacağın kitabı,
  • İş görüşmesinin oyun olduğunu,
  • İ.K’nın basit çalıştığını,
  • Ne kadar çok şeye sahip olduğumuzun önemli olmadığı, aslında ne kadar az şeye ihtiyaç duyduğumuzun önemli olduğunu,
  • Prensi bulmak için kaç kurbağa öpmemiz gerektiğini,
  • Cevabını duymaya hazır olmadığın hiçbir şeyi sormamak gerektiğini,
  • Beklentileri karşılamanın zor olduğunu,
  • Anının bilgiden daha net hatırlandığını,
  • Çalışkan olmanın yapma isteği olduğunu,
  • Karakterimizi kaybedersek yeni kimlik de vermediklerini –  öğrendik.

“ Yaşamı hissetmezsen, para, mevki, kariyer, yaşam ile aranda duvar oluşturur” dedin son dersteki kahve ve fincan örneğinde. Asıl biz senin hikayelerindeki detayları ve vermek istediğin mesajları unutmayacağız. Eminin sen de en son !  öğrencilerin olan bizleri unutmazsın.

Hepimizden İK’cı olur mu bilmem ama hepimizin hayatında izler bıraktın A.TAMAHKAROĞLU.

Herkes – hepsi – hepimiz adına

Şirin TOPALOĞLU

18.12.2016