Öncelikle bilmeyenler için PERYÖN : Türkiye İnsan Yönetimi Derneği. Adından da anlaşılacağı üzere İK’nın geçmişi Personel Yönetimi olunca 40 yıl önce kurulan dernek adını İnsan Yönetimi Derneği olarak değiştirmiştir. Bu yıl 25. Düzenlenen PERYÖN KONGRE’de yer almayı (geçen yılda ) çok istemiştim. Sonunda sponsorum 😉 sayesinde bu kez amacıma ulaştım.

Maddeler halinde yazınca okumasının daha kolay olacağını düşünerek ilk kongre izlenimleri Bölüm -1 başlıyor.

  • 02-03 Kasım 2017 tarihlerinde kongre yapılıyor. İK’nın fonksiyonlarından biri bordrolama olduğuna göre ay sonu ve aybaşı çoğu üye ve/veya İK çalışanının bu tarihlerde yoğun olduğu düşünülmemiş. Bazı İK’cılar bordro yaptığından ya gelemedi ya da sadece bir gün katılım sağladı.
  • İlk önce nasıl kongreye katılımcı olacaksınız? Benim gibi PERYÖN üyesi olmanız ve de yine benim gibi İK Blogger olmanız fayda sağlamayacaktır. Burada bir açıklama yapmak isterim, blogger kontenjanından davetiye alamamak yazmaya yeni başlayan biri olarak kabul edilebilir bir durumdu. Fakat konuşmalar sırasında öğrendiğim şu ki; PERYÖN eski blogger listelerine bakıyor günceli takip etmiyor dolayısı ile benim yazdığımdan haberi yok ki, son yazısını üç yıl önce yazmış birini davet edebiliyor. Daha çok yazıp, “davet edilen blogger” kategorisine gireceğimi umuyorum. Şu bir gerçek ki; eğer çok isterseniz hiçbir engel katılmamanıza sebep olamaz. Ben de İstanbul Üniversitesi öğrencisi kimliğim sayesinde indirim aldım ve para ödeyerek (gerçekten, kongreye para ödeyerek katılmış bir avuç kişiden biri idim, gönlüm ferah, kalbim rahat yedim, içtim.. Parasını peşin ödedim) katıldım.
  • Kongreye kayıt oldunuz ilk aşamayı geçtiniz şimdi programanı inceleyin. Geçen sene Haliç Kongre Merkezinde yapılmıştı bu sene Lütfi Kırdar Kongre Salonunda yapıldı. Artık salonu iyice öğrendim gelecek sene burada olur ise salonları aramak zorunda kalmam. Kongre programına bakıp hangi oturumlara katılacağınızı önceden planlayın. Aynı saat diliminde birden fazla oturum yapıldığından ilginizi çekenleri kaçırmayın.
  • Kongreye kadın iseniz elbise giyip gidin. Hatta elbiseniz yok ise biri kırmızı iki elbise alın, iki günde farklı giyersiniz. Topuklu ayakkabı giyme gafletinde bulunmayın. Salonlar arası koşturur ve salon arar iken ayaklarınız gün sonunda sizi taşımayabilir. (kırmızı günün modası olduğundan yazılmıştır)
  • Erkek iseniz şöyle geçerken geldim  ya da ben böyleyim tavrı ile ne isterseniz giyersiniz ya da ben bir beyefendiyim, kılığım her zaman düzgün dersiniz ve takımları çekersiniz.
  • Saçınız kısa ve bakımlı ya da uzun ise maşa ile şekil verilmiş olsun. Genel böyle idi. Güzel bir makyajınız ve sadece sizi tanıyanlara gösterdiğiniz gülüşünüz olsun.
  • Vestiyere sabah girer girmez uğramanızı tavsiye etmem. Her yerde olduğu gibi uzun bir kuyrukta beklemek yerine kahve molasında vestiyere gidersiniz.
  • Kongreye gelmek için metro-metrobüs tercih edin ve de ilk oturumları mutlaka izleyeceğinizden en geç saat 09:30’da salonda yerinizi alın. Kimsenin ayaklarına da basmayın.
  • İlk oturumda yerinizi aldınız. Tanıdıklara merhaba, baş selamı, el salla vb hareketler yaptınız. Yanınızdaki yeni ile tanıştınız. Size kayıt sırasında verilen bez çanta ve eşyalarınızı yanınızda var ise boş koltuğa bırakın. Hemen cep telefonunuzu çıkarın, internet paketiniz güçlü olsun açın ve bekleyin. Konuşmalar başlayınca anında twit atın, #peryonkongre ile etiketlemeyi unutmayın ve salonun üst kısmındaki ekranda adınızı görmeyi bekleyin. En eğlenceli kısmı idi. Çok sevdim. Adımı görünce çocuklar gibi şen oldum. Mutlu oldum. Ama çok hızlı yazmalı, aynı anda dinlemeyi de bilmelisiniz.
  • Ara verildiğinde çay-kahve kuyruğuna girin. Ya da kadın tuvaletinde sıraya girin. Hangi sırayı tercih ederseniz. Kahve kuyruğunda plaza İK’cılarını, çay kuyruğunda ise saha İK’cılarını göreceksiniz. Ya da üst katta caanımm Mehmet Efendi kuyruğunda kim olduğunuzu unutup sadece sade Türk kahvesi için.
  • Arada tanıdıkları görünce konuşun ama sizi tanımıyorlar ise sadece tanıdıkları ile konuşurlar. Network yapmak isterseniz siz atılgan olacak  kendinizi tanıtarak telefon veya kartınızı (yanınıza kartvizit almadan gitmeyin) vereceksiniz. Sizi de gruplarına almalarını sağlayacak veya sadece Merhaba diyip geçenleri göreceksiniz. Bir Merhaba demek için kuyruk olacağınız ve bekleyeceğiniz insanları ise asla es geçmeyip bir selam vereceksiniz.
  • Şimdi hangi salondaki  hangi konuşmacı/konuşmacıları tercih ediyorsanız o salonu arayın bulun, oklara bakın, tanımadıklarınıza sorun  kaynaşın. Salonu bulun öğle arasında sandviç ya da alt kat salonda yerilen dürümleri tercih edin. Bence sandviç tercih etmeyin.
  • Eski İK’cılar birbirini Yenibir-iş salonunda bekler  burası buluşma, konuşma, gıybet ne derseniz yeri. “beni orada bul” ya da”orada bekle” sözlerini çok duyarsınız. Orada olun da etrafa şöyle bir bakın.
  • Kurumların standlarına uğrayın, verilen not defteri vb hediyeleri kabul edin. Peryön uygulamasını cep telefonunuza indirdi iseniz, ziyaret ettiğiniz standların karekodlarını çekin, belki peryön size daha büyük hediyeler verir.

Devamı olacak…..

06.11.2017