Yazıya daha süslü ve albenili bir başlık atmak isterdim. Ama konunun özü bu başlık olduğunu düşündüm.  Başka bir konu hakkında blog yazacak iken kendimi bu konu içinde buldum.

İnsan neden İK olur ile başlayayım. Aslında ben İK değilim bildiğin eski “personelci” halen de yaptığım çoğu uygulamaları görünce bu kadar eğitim almama ve işin bilimini de okumama rağmen personelcilik yaptığımı düşünüyorum. Her ne kadar yıkmak istesem de işveren bakış açısı ve desteği olmadan olmuyor.

Asıl konumuz ise fabrikada, sahada, işletmede İK olmak nasıldır? Neler yapar? Nasıl düşünür? İyi bir İK olmak için gereken davranış ve bilgi nedir? sorusu bana gelince bu soruya blog yazısı ile cevap vermeyi uygun buldum.  Yazacaklar ve anlatacaklar o kadar çok ki, kısa bir cevap ile yetinemedim.

Her şey insanı sevmekle başlar diye standart bir tanım ile giriş yapıyorum. Bu mesleği de esas unsur ”insan” olduğu için sevmelisiniz.  Sevmeden gönül vermeden başarı da olmuyor.

  • Çalışanları mavi yaka- beyaz yaka – gri yaka olarak görmeden eşit davranmalı, herkese eşit mesafede durmalısınız. Yeri geldiğinde işveren tarafı, yeri geldiğince işçi tarafında olmalı ve de tarafınızı da belli etmelisiniz. İşte bu tecrübe ile işyeri kültürünü iyi tanımakla olacak bir davranış şeklidir.
  • Sabırlı olmalısınız. Anlayışlı ve en önemlisi iyi bir dinleyici de olmak zorundasınız. Fabrika ortamlarında çok çeşitli kültürden insanlar olduğundan herkesi anlamaya çalışın.
  • Öncelikle çalışılan şirketi iyi tanımalısınız, beklentileri bilmeli ve de adımlarınızı o beklentilere göre atmalısınız.
  • Şirketin ya da fabrika diyelim üretim prosesini bilmelisiniz, mal nereden giriş yapar, kim kontrol eder, daha sonra hangi aşamalardan geçer, kimler hangi görevlerde çalışır? Bu bilgiler size işe alım, işten çıkış ve diğer süreçlerde fayda sağlayacaktır. İK olarak işe başladığınızda siz de oryantasyonun parçası olarak üretimi gezmeli ve işleyişi öğrenmelisiniz.
  • Çalışanları dinleyin size önemsiz gelen özel hayatlarındaki anları dahi paylaşabilirler. Merak etmeden sadece dinleyin bazen İK olmak Güzin Abla olmayı da gerektirir çünkü günümüzde kimse kimseyi dinlemiyor ama hep konuşuyor. Dinlediğinizi anladığında karşı taraf sizi daha samimi olarak algılayacaktır.
  • Bilmediğiniz bir konu olduğunda “ bilmiyorum, araştırıp cevap vereceğim” demeyi bilin. Her şeyi bilmek zorunda değilsiniz. Şunu da unutmayın ki, özellikle mavi yaka bir konuda bilgi almak için size soru sorduğunda, zaten o soru hakkında gerekli araştırmayı yapmış sizden teyit almak istemektedir. Yanlış vereceğiniz yanıtlar onun gözünde olumsuz imaj yaratmanıza sebep olacaktır. Samimi bir şekilde araştırıp bilgi vereceğini söylemeniz daha etkilidir.
  • Geri bildirim, bilgi vermek lütfen bu konuda çok hassas olun. Araştırdığınız bir konu, sorulan bir soruya dönüş yapın, karşı tarafa önem verdiğinizi gösterin ve de geri bildirimde bulunun.
  • Geri bildirimi İK’nın birçok faaliyetinde kullanmamız gerekirken, yapmadığımızdan unuttuğumuzdan ve de yoğunluktan belki de İK önemsemiyor, ilgilenmiyor algısı oluşmaktadır.
  • Sizden önce görev yapan İK çalışanlarını asla diğer çalışanlara kötülemeyin. Her ne kadar hatalı çalışma şekli de olmuş olsa, ayrılmış bir kişi hakkında olumsuz eleştirmek diğer çalışanlar gözünde iyi bir izlenim bırakmamaktadır.
  • Zamanı iyi yönetin, önceliklerinizi belirleyin, etkin bir çalışma prensibi edinin ve de en önemli konulardan biri NOT ALIN. Her şeyi aklınızda tutamazsınız ve emin olun herkes çok şey söyler.
  • Bilgilerinizi güncel tutun, ülkede ve dünyada yaşananlar ve de özellikle İK  ile ilgili gelişmeleri takip edin, iskanunu.com, datassist, alomaliye.com, vergi portalı.com, mevzuat.gov.tr gibi sitelere abone olun günceli takip edin.
  • Eksik olduğunuzu düşündüğünüz konu hakkında eğitim alın. Kendinizi geliştirin. İleri excel uygulamaları konusunda kendimi yetersiz görmüş ve özel ders almıştım.
  • Meraklı olun ama merakınız işinize olsun. Kulaklarınız açık olsun ama dedikodu yapmak amaçlı olmasın 😉
  • Eğitim alın, ücretli veya ücretsiz eğitimleri takip edin.
  • Mavi yakayı tanımaya çalışın, şirket organizasyonları düzenleyin uygun olduğu taktirde çalışan ailelerini de organizasyonlara dahil edin, ailelerini de tanımaya çalışın.
  • İşe servisle gelin, serviste neler yaşanıyor? Serviste; çalışanlar ile daha sıcak bir ortam yakalayabilirsiniz.
  • Çalışanlar ile aynı saate işe gelmeye ve aynı saatte çıkmaya çalışın. Onlardan farklı değilsiniz ve de onların da hissetmesini sağlayın. Her zaman bu mümkün olmuyor ise bazı anları dahi yaşayabilirsiniz. Örneğin; işyerinde beyaz yaka farklı bir yerde yemek yiyor ise bir gün de siz onlar ile yemek yiyin, sohbet edin.
  • Özellikle imalat içinde yürümeniz gerektiğinde, çalışırken gördüğünüz mavi yaka ile sohbet edin en azından “ nasılsın, kolay gelsin” demek bile farkındalık katacaktır. Emin olun mavi yaka kendisine selam verilmesinden hoşlanmaktadır ve beklemektedir.
  • İK sahada olun. Yani sürekli odada oturan ve odasından dışarı çıkmayan İK olmayın. Gerekiyor ise işçi ile görüşmek için amirinin yanına gidin, işçinin yanına gidin, ama sahada olduğunuzu belli edin.

 

Yaşadıklarımdan edindiğim, öğrendiğim  küçük tecrübe kırıntılarını  paylaşmak istedim.  Halen çalışmaya devam eden veya çalışmayı bırakmış ara vermiş saha İK’ cılarından gelecek diğer görüşler ile konunun daha da zenginleşeceğini ümit ediyorum.

Sevgiyle kalın,

22.01.2019