Hayatın karşımıza ne çıkaracağını bilemeyiz. Tesadüfler, seçimler, tercihler ve de şans bize yol gösteriyor ya da rüzgâr ne tarafta eser ise oradan devam edebiliyoruz.

Bu yazı bir inceleme, araştırma olmayıp en yalın yaşanan gerçekliklerden yola çıkarak tuşlara basılmıştır. Konunun en yakın tanığı, içinde olanı ve de yaşayanı olarak gördüklerim, bildiklerim, duyduklarım sonucu İŞYERİNDE AŞK gerçekliğinden bahsetmek istedim.

AŞK : Türk Dil Kurumuna göre arapça kökenli, aşırı sevgi ve bağlılık duygusu, sevi, sevda olarak tanımlanmış.

İşyerinde AŞK konusu dün akşam twitterde #4BoyutluİK  tarafından organize edilen ve  iki karşıt görüş  @E_InancKayaturk ve @KocyıgıtNilufer moderatörlüğünde yapılan sohbette yazıldı (konuşuldu)

İşyerleri hayatımızın en önemli zamanını harcadığımız mekanlar. Yeterli zamanın olmaması, iş- özel hayat dengesi kuramamaktan kaynaklı olarak sosyalleşme adına yapılacak faaliyetleri dahi iş ortamında yaşamaya çalışanlar oldukça (bir arkadaşımın da dediği gibi işverenler çalışanlara yeterli kadar ücret ödemediği ve de esnek çalışma zamanı tanımadığı sürece) işyerinde arkadaşlık ve de bunun daha ileri boyutta aşka dönüşmesi kaçınılmaz olacaktır. Ayrıca sevgiye nasıl engel olunabilir, planlanabilir bir duygu değil ki!

Aşık olunca dopamin denilen mutluluk hormonu salgılıyoruz ve bu da aşık olunan kişi ile aramızda duygusal yakınlık, görme isteği uyandırıyor. İşyerinde birlikte çalıştığımız ya da bir şekilde  görüştüğümüz kişiler ile aramızda AŞK adına bir duygunun oluşmaması diye bir davranış olamaz. Bu duyguyu yönetmek ya da değiştirmenin elimizde olamayacağını kalp ile beyin arasında kalınca kalbin sözünü geçtiğini biliyorum.

Çalıştığım işyerlerinden birinde,  birbirlerini işyerinde tanıyan, aşık olan, evlenen o kadar çok çift vardı ki.  İşyerinde böyle bir ilişkiyi hiçbir İK çalışanın olumlu olarak değerlendiremeyeceğini düşünüyorum. Akşam yapılan sohbette de genelde ilişkilere engel olunamayacağından kabul edildiği,  fakat ilişki yaşansa dahi sonuç evlilik ile noktalanacak ise mutlaka bir tarafın şirketten ayrıldığı konuşuldu.

Yapılan anketi de burada paylaşıyorum. 

Duygularımıza set koyamayacağımıza ve de gönlümüze söz geçiremeyeceğimize göre, genelde yapılan ilişkinin diğer çalışma arkadaşları ve yönetimden saklanmasıdır.  Belirli bir süre bu saklama, gizleme devam etse de, meraklı bir göz, bir kulak her şeyin ifşa edilmesine yeterli olabilmektedir.

İK olarak işyerinde ilişkisi başlayan çiftlerin hem çalışma düzenini hem de ilişkilerini istenen seviyede götüremediklerini gördüm. Çalışma arkadaşlarının olumsuz etkileri, yöneticilerin “ilişkiyi tasvip etmeme” (onların bu konuya karışma hakkı olmasa dahi) mekân işyeri olunca her türlü konuya dahil olup, nasıl gidiyor? gibi samimi hallerden, mobbing uygulanmasına kadar çeşitli şekilde geri bildirimler alınmaktadır.

Bu konuda unutmadığım anılardan birini yazmak istedim. Bir sabah iki aynı departman iş arkadaş birlikte masama geldi ve “ biz nişanlandık” dedi ki ben şirket dedikodularını duymayan, ilgilenmeyen biri olarak “ ayrı ayrı mı?” şeklinde anlamsız bir cevap verebilmiştim. Ki çok kişi aynı departmanda çalışmış, aynı departman arkadaşı ile aşk yaşamış, evlenmiş olmasına rağmen. Bazı şirketlerin  fazla birliktelik yaşayan çalışanları olunca, sihirli etkisinden dolayı diğer çalışanlara da geçtiğini ve de bu şekilde birliktelik sayısının da arttığını (ki işveren tarafından da en sonunda kabul gördüğünden) olağan hale geldiği de olmaktadır.

Olumlu örnekler yok mu? Tabi ki. Aşağıda yaptığım alıntı; birlikte aynı departmanda çalışmış, aşık olmuş, evlenmiş arkadaşımın kendi kelimeleri ile duygularını paylaşmasıdır. Güçlü kelimeleri ve yazıya dahil olmasından dolayı kendisine teşekkür ederim :

Hem iyi, hem kötü yanları olan garip bir durum.

Mesela ilk zamanlar karşı tarafın ilgisini fark edip, ‘ya yanlış anlıyorsam? Rezil olurum’ diye düşünmektir. Doğru anladığını fark ettiğin zamanda ‘millete çaktırmalı mı? çaktırmamalı mı?’ diye düşünmektir. Sonunda da çakmayan çok az kişi olduğunu fark ettik 🙂

İş yerinde sorun yaşadığımda, evi arayıp sizin kızın morali biraz bozuk haberiniz olsun diye ön bilgi veren kişi sonradan biricik eşim oldu. Birbirimizi daha iyi tanıdık iş yerinde, mesela çıktığı kişi ile her gün yemek yemek pek mümkün olmayabilir. Hem de karnıyarıktan tut, yoğurtlu ıspanağa kadar 🙂 böylece yemek konusundaki seçiciliğini öğrenmiş olduk.

Zamanla sinirli hallerimizi de birbirimizden saklayamadık, onu da görmüş olduk:)

Malum ortamın verdikleri ile her halimizi yaşadık gördük çok şükür. Nişanlanıp yüzüklerimizi takmamak da ayrı bir komedi idi. İş çıkışı metrobüste takardım yüzüğümü:) şimdi geriye dönsek, aynı yerde aynı şeyleri yaşamak isterim. Eşim-dostum hep o günlerin hediyesi…Güzel ailemizi kurmamıza vesile olana rahmet olsun…

Bana bu satırları yazma fırsatı veren can dostum da bu çatının hediyesidir bana…

Ama her işyeri böyle mi? İlişkilerini bilen diğer çalışma arkadaşlarının olumsuz davranışlarına belki de kıskançlık tezahürlerine maruz kalanları, yöneticisinden ilişkisi hakkında küçük düşürücü ifadeler ile uygun bulmadığına dair konuşmayı dinleyen, işyerinden ayrılmak zorunda kalan çok kişi de olmuştur. İK bu durumda ne yapar? Sessiz kalmak ya da çiftler ile konuşarak birinin ayrılması gerektiğini anlatmak. Var ise yazılı veya yazılı olmayan kuralların, prosedürlerin uygulanmasıdır.  Önemli olan yazılı bir kural veya prosedür yok ise dahi oluşturmak ve de her kişiyi eşit şekilde uygulamaktır. Şu an çalıştığım şirkette yazılı bir prosedürümüz olmamasına rağmen, geçmişten gelen uygulama ile işyerinde aşık olabilirşiniz buna engel olamayız sizi de anlıyoruz ama hem çalışma huzuru hem de ilişkiyi yaşayacak olan taraflar adına en uygun çözüm çiftlerden birinin şirketten ayrılması olduğu bilinmektedir.

Örneklerden gördüklerim ve de genelde şirket uygulamalarının çiftlerden birinin işyerinden ayrılması ile sonuçlandığıdır. İşyerinde dedikodu, yönetici baskısı, ast üst mobbingi ve de çiftlerin huzuru açısından en uygun olan davranışın bu olduğunu düşünüyorum. Peki çözüm mü? Geride kalanın motivasyon düşüklüğü, huzursuzluğu ya da kırgınlığı nasıl çözülecek? İşten ayrılan yeniden iş bulabilecek mi? Neden bizim toplumumuz mutluluklara bu kadar acımasız davranıyoruz?

Birlikte ayrı işyerinde çalışmayı kabul etmiş olsanız bile  emin olun daha huzursuz ve mutsuz olacaksınız.  Biz ilişkiler üzerine çok konuşan, çok dedikodu yapan ve de çok merak ettikçe, başkasının mutluluğunu kıskanan duygular devam ettiği sürece en uygun yol işyerinde sadece bir kişinin kalması veya her iki kişinin de ayrılmasıdır.

Emin olun (tecrübe ile sabittir) aynı işyerine aşk başlıyor ama  yaşanamıyor,  en iyisi aynı ev,  ayrı işyeri benim kuralımdır.

Tüm aşklara, sevgi ile,

14.02.2019